22 Mayıs 2014 Perşembe

GÖRSEL TASARIM İLKELERİ VE ÖĞELERİ

BENCE YAPARIZ SEN KIYAMAZSIN 
GÖRSEL TASARIM İLKELERİ VE ÖĞELERİ
Görsel tasarımlarda dikkat etmemiz gereken bazı hususlar vardır. Bunlar tasarımın ilgi çekici, anlam kazanması, sıkıcı olmaması gibi bir çok bakımdan önemlidir. Bu hususları tasarım öğeleri ve tasarım ilkeleri olmak üzere ikiye ayırmamız mümkündür.
Görsel Tasarım İlkeleri:
Bütünlük: Herhangi bir görseli meydana getiren öğelerin bir bütün olarak görünmesini sağlayan, o görselin öğeleri arasındaki ilişkiye bütünlük denir. Başka bir bakışla sözcükler ve diğer öğeler birlikte bir anlam oluştururlar. Yani her bir görsel öğe bir mesaj iletmek için düzenli bir şekilde birleştirilerek yazılmalıdır.
Vurgu: Vurgu öğretim materyalimi can alıcı noktasıdır ve konunun geri kalanına baskın olması gerekir. Kendini de zaten bu şekilde belli eder. Konunun önemli yerlerini belirtmek için çeşitli biçimler de kullanılabilir. Örneğin bir metinde kalın yazılarak italik ve ya altı çizili yazılarak vurgular yapılabilir.
Hizalama: Görsel materyaller de gerek yazılar gerekse grafikler birbirleri ile uyum içerisinde dikey ve yatay düzlemlere göre hızlı olması onun daha çabuk kavranılmasını sağlar.
Boyut ve Oran: Bir görselde sadece bir ağaç çizilmiş ise bize boyut yönünden hiçbir anlam ifade etmez. Önemli olan nesnelerin diğerleri ile beraber kullanıldığında boyutun ortaya çıktığıdır. Örneğin ağaç ile insan aynı anda bir görselde çizilirse ortalama bir insana göre ağacın boyu tahmin edilebilir. Bu yüzden boyutların gerçek orantılı olması önemlidir.
Farklılık: Farklılık bir öğenin karakterini onu farklılaştırmak için değiştirmek anlamına gelir (Brainard, 1998, s.114). Farklılık bütünlüğün tamamlayıcısıdır ve görsel ilgi yaratmak için ihtiyaç duyulur (Evans & Thomas, 2004, s.5). Bütünlük olmaksızın bir görüntü kaotik ve okunamaz olduğu gibi farklılığın olmadığı durumlarda da görüntü sıkıcı, donuk ve ilgi çekici olmayandır (Lauer & Pentak, 1995, s.38). İyi bir tasarım bütünlük ve farklılığın dengesi ile başarılır; öğelerin birbirine yeterince benzer olması ile onları bütün olarak algıladığımız gibi yeterince farklı olması ile de ilgi çekici buluruz (Faimon & Weigand, 2004, s.30). Öğeleri farklılaştırmak çizginin inceliği, kalınlığı, değeri, rengi, açısı, uzunluğu; şeklin büyüklüğü, rengi, oryantasyonu ve dokusu, tipi; rengin tonu, değeri, doygunluğu; değerin karanlığı, aydınlığı, üst ve alt anahtar değerleri, değer karşıtlığı; dokunun pürüzlülüğü ve düzlüğü ile sağlanır. Bütünlük ve farklılığın entegrasyonu için etkili bir yol bir tema üzerinde varyasyonların oluşturulması ile sağlanır.
Alan: Alan iki boyutlu tasarımda zorunlu olarak düzdür; genişlik ve yüksekliği vardır ama derinliği yoktur. Gören kişinin zihninde boşluk illüzyonu yaratabilecek belli işaretler vardır (Zelanski & Fisher, 1996, s.122). Bu işaretler kullanılarak sanatçılar ve tasarımcılar üç boyutlu olarak algılanabilecek resimler yaratabilirler (Lauer & Pentak, 1995, s.166).
Ölçü boşluk illüzyonu yaratmak için en kolay yollardan birisidir (Lauer & Pentak, 1995, s.168). Uzaklaşan cisimlerin gittikçe küçüldükleri yaşamımızda öteden beri gözlemlediğimiz bir olay olmasından dolayı büyükçe bir görüntü daha küçük olana göre daha yakın görünecektir (Lauer & Pentak, 1995, s.168). Örtüşen unsurlar resimde derinliği akla getiren bir diğer kolay yoldur (Lauer & Pentak, 1995, s.173). Nesneler bir diğerini örttüğünde örten nesne örtülene göre önde algılanır (Zelanski & Fisher, 1996, s.134).
Görsel Tasarım Öğeleri:
Çizgi: Çizgi genişliği ve derinliği olmayan tek boyutlu geometrik şekle denir. Farklı anlatımlarla çizgi eninden daha uzun işarettir (Brainard, 1998, s.26) veya sınırsız sayıda noktalara (Lauer & Pentak, 1995, s.108) verilen isimdir. Çizgiler nesnelerin çevrelenmesinde veya kenarların oluşturulmasında kullanılır. Çizgi tek başına veya diğer çizgilerle ya da yüzeylerle kombinasyonlar oluşturarak; Organize olabilir. Dokulaşabilir. Göze rehberlik eder. Hareketi görselleştirir. Anlatım, konu, tema oluşturabilir. Evrensel bir anlam taşıyabilir. Çizgiler farklı keyfiyette olabilir; kıvrımlı – düz, ince-kalın, hafif-keskin, dağınık-kontrollü. Çizgilerin farklı nitelikleri farklı anlamlar veya duyguları yansıtabilir: kıvrımlı bir çizginin doğal ve canlılık imgesi vereceği gibi dümdüz ve kırık çizgiler insan yapımı ve mekanik bir duygu verebilir.
Renk: Işığın kendi yapısına veya cisimlere yayılmaya bağlı olarak ortaya çıkardığı etkiye renk denir. Yani başka bir deyişle cisimlere yansıyan ışığın onlarda bıraktığı etkidir. Renklerin psikolojik özelliklerinin de olduğuna inanılmaktadır. Örneğin kırmızı ateşi sıcağı ifade ederken yeşil, mor, mavi ise soğuk u ifade etmektedir.
            Ayrıca renklerin beraber uyumlu bir şekilde kullanılması ise göze güzel görünmektedir.
Değer: Işığın bir özelliğidir. Parlaklık veya ton olarak da adlandırılır. Görece parlaklık veya karanlık şeklinde de ifade edilir. (Zelanski & Fisher, 1996, s.189) Değer kontrastı ışık ve karanlık arasındaki varyasyon derecesine referans vermektedir (Lauer & Pentak, 1995, s.212).
En yüksek değer karşıtlığı sadece siyah ve beyaz kullanılarak elde edilir (Brainard, 1998,
s.46).
Şekil: Şekil kapalı bir çizgisel öğenin çevrelediği alan (Arntson, 1998, s.45), farklı renk, değer veya doku ile oluşturulmuş bir alan (Arntson, 1998, s.45; Stewart, 2002, s.1-6), şekiller tarafından çevrelenmiş bir alan (Stewart, 2002, s.1-6) olarak ifade edilir. Şekil yükseklik ve genişliği olan ancak derinliği olmayan iki boyutlu bir nesnedir.
Geometrik şekiller daire, kare, üçgen, dikdörtgen gibi düz kenarları ve tutarlı eğimleri ile keskin ve kırıktır. (Zelanski & Fisher, 1996, s.87) Doğal veya organik şekiller doğada bulunur. (Brainard, 1998, s.38),
Doku: Doku bir nesnenin yüzey kalitesidir (Lauer & Pentak, 1995, s.153), pürüzlülüğü veya pürüzsüzlüğüdür (Brainard, 1998, s.54), bir dokunsal yüzey hissidir (Zelanski & Fisher, 1996, s.150). Gerçek veya dokunsal, doku aslında hissedilebilir (Lauer & Pentak, 1995, s.153). İki boyutlu tasarımda gerçek doku kanvas hissi veya kâğıdın yüzeyidir (Lauer & Pentak, 1995, s.154) veya kolâj yoluyladır (Zelanski & Fisher, 1996, s.151-155). Görsel dokular gerçek dokuların değer ve renk motifleri çoğaltılarak yaratılabilir (Lauer & Pentak, 1995, s.158).
Görsel doku işaretlerin ve şekillerin tekrarlanması yoluyla da oluşturulabilir (Stewart, 2002, s.1-16). Bir sayfa üzerinde harfler ve kelimeler görsel doku yaratabilir (Zelanski & Fisher, 1996, s.162) ve farklı ölçüler ve metin arası boşluklar dokunun görünüşünü değiştirebilir (Evans & Thomas, 2004, s.31).

KAYNAKÇA

Ateş Duygu, Cengizhan Cahit, Görsel Tasarım İlkelerinin BÖTE Bölümü Öğrencileri Tarafından Değerlendirilmesi
Twemlow, Alice, Ocak 2011, “Grafik Tasarım Ne İçindir?”, Yem Yayınları
Yalçın, Hasan, 2012, “Modern web tasarımı”.

Lauer, David & Pentak, Stephen (1995). “Design basics”, 4th edition. Ft. Worth, TX: Harcourt Brace College Publishers.

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Matematik Öğretiminde yeni teknolojiler


Abant İzzet Baysal Üniversitesi 
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü - 3
-Semih İnan-

 MATEMATİK ÖĞRETİMİNİ YENİ TEKNOLOJİLERLE NASIL DAHA ETKİLİ HALE GETİREBİLİRİZ ?

            Matematik'in 2000 yıllık öğretimine yeni bakış açıları getirip onları geliştirebilecek miyiz ? Klasik öğretim yerine daha etkili bir biçimde nasıl öğrencilere öğrenim hedeflerini verebiliriz ? Bilgisayar destekli eğitim gibi yeni yazılımlarla konular daha kalıcı bir biçimde, öğrenene verilebilir mi ?
            Bu soruları cevaplamadan önce yeni teknolojilerin sundukları imkanları bilmemiz gerekir. 20. yüzyılın sonlarında başlayan kişisel bilgisayarların gelişimi ve yaygınlaşması ile eğitim ortamında kullanılacak yazılımlar ve programlarında temelleri atılmış olmaktadır.
            Daha sonralarda ise bilgisayar destekli eğitim adında yapılan çalışmalar da bilgisayar teknolojilerini kullanarak nasıl eğitim programları geliştirilebileceği düşünülmüştür. Bilgisayar teknolojileri ile eğitim programında ki içeriği, programa öğretmen rolü yüklenerek konu anlatımı,  ya da destekleyici olarak kullanılabilecek yöntemler geliştirilmiştir. Yani bilgisayar destekli öğretim ile konuyu anlatıp değerlendirip öğrenenlere bilgileri verebileceğimiz gibi (eğitim videoları gibi), sınıf ortamlarında da öğretmenlerimiz yardımcı programlar olarak da kullanılabilir (sunular gibi).
            Bir BDE yazılımı ile öğretim daha etkili, kalıcı çoğu zaman da eğlenceli hale getirilebilir. Örneğin yaptığımız bir .ppt sunumunda gerekli konuları öğretebiliriz. Bunu yaparken konumuzu anlattığımız kısımda öğrenmeyi etkili ve dikkat çekici kılacak özellikler kullanmalıyız. Bunun başında ilgili görseller gelir. Metni görsel ile de açıkladığımız ikili algı ile daha kolay kodlama yapılır. Ses ile de desteklendiğinde gördüğümüz yazıyı okumamız değil de o anda ekranda görüntülenen konuyu ve ya özelliği bizden anlatan kişiden dinlememiz beklendiğinde ikili algıya hitap ettiği için daha kolay ve kalıcı öğrenme gerçekleşir. Yani bilgisayar destekli öğrenme ile birçok biçimde öğrenciye bilgiyi verebilir ve birçok biçimde değerlendirme yapabiliriz. Değerlendirmeleri sıkıcılıktan kurtarıp yer yer oyunlar olarak da hazırlayabiliriz. Kalıcılığı sağlamak için BDE yazılımlarında yine birçok yöntem geliştirilmiştir.
            BDE yazılımları geliştirilirken bir diğer önemli faktör ise kullanıcının sıkılmaması eğitim akıcı olarak devam etmesi gerekmektedir. Bu özellik eğer öğretmen rolünde bir bde yazılımında kullanılacaksa daha da önemlidir. Öğretmen rolünde ki bir BDE yazılımında tüm kontrolün kullanıcıda olması önemlidir. Kullanıcı istediği gibi öğretim programının istediği kısımlarında dolaşabilmeli istediği konuya (bağlı konular hariç) geçebilmeli istediği zaman değerlendirmesini yapabilmelidir. ve tüm bunları yaparken sıkılmamalı konu akıcı bir biçimde anlatılmalı, örnekler, ek kaynaklar, görseller sunularak da sıkıcılıktan kurtarılmalıdır. Eğer öğretmene yardımcı bir materyal geliştirilecekse eğlenceli olması yine görsellerle ve dikkat çekici öğelerle sağlanılabilir.
            Eğitimde kullanılacak yeni teknolojilere sadece yazılım olarak bakmamak gerekir. Yeni teknolojiler hızla yol almaktadır. Bunlara örnek akıllı tahtaların ve tablet gibi icatlardır.
http://www.pclabs.com.tr/wp-content/uploads/2013/12/Ak%C4%B1ll%C4%B1-Tahta.jpg
Akıllı tahtalar sınıfta çok etkin bir rol oynayabilir. Yalnız bunun için kullanıcılarına gerekli eğitimler verilmeli ve sunulacak materyaller uygun bir biçimde kullanılmalıdır. Tabletlerin gelişmesi ise öğrencilerin istedikleri notları elektronik ortamda bulabilmeleri kendilerini değerlendirmeleri tekrar etmelerine olanak sağlamıştır.
            Matematik hayatımızda büyük rol edinmektedir. Günlük yaşantısında herkes bilerekte bilmeyerek de olsa matematiği bir şekilde kullanmaktadır. Böylesine önemli bir konuda anlatımın kalıcı olması gerektiği kesindir. Bu yüzden bilgisayar destekli öğretimin ve yeni teknolojilerin kullanılarak artık matematik öğretimini daha çok teorikten, soyutluktan çıkarılarak daha somut ve pratik uygulamalar yapılması dönemine girmek üzere olduğumuz yıllardayız. Bunun için geliştirilen yazılımlar ve teknolojiler matematiğe en uygun bir biçimde adapte edilmelidir.
            Matematik öğretiminde gereksiz bilgi vermek zaman kaybı ve bilgi kirliliğine yol açmaktadır. Yeni teknolojilerin bize sağladığı ilk avantaj gereksiz bilgilerin ezberlenmek zorunda olmayışıdır. Bu bilgiler elektronik ortamda tutulabilir ve gerektiğinde defalarca bakılabilir. Başka bir kullanımı ise örneğin sınıfta bir soru tipinden 4-5 soru çözmek yerine bir soru çözüp gösterilip örnekler elektronik ortamda verilip öğrencilerden soruları çözmesi istenilebilir. Bu konuda BiTe'nin okul matematiğinin öğretiminin etkili olarak kullanılması son yıllarda yoğun olarak ele alınan konularda birisidir.
http://i2.cdn.turner.com/cnn/dam/assets/131022153616-microsoft-surface-2-tablet-horizontal-gallery.jpg
       Bir diğer avantajı ise akıllı tahta gibi teknolojiler ile daha zengin bir biçimde konular öğretilebilir. Örneğin bir geometri konusunda şekilleri çizmek ve anlatımı yapmak hem zaman kaybına neden olur hem de çizdiğimiz bir çok şekilde bozukluk olur. Ama akıllı tahta yardımı ile o ders için hazırlanmış sunu üzerinde ders anlatımı yapılırsa hem daha düzgün şekillerde işlemler yapılır hem de dersin anlatımı 2 kat daha hızlanmış olur.
            Teknoloji gelişimini matematiğe adapte etmek bilgisayar teknolojilerinin temelinde de yatmaktadır. Bildiğiniz üzere ilk bilgisayarlar hesap makinesi görevini üstlenmişlerdir. Hesap makinesi aslında küçük bir icat gibi görünse de matematikte devrim yaratan bir gelişmedir. Büyük ve çok zaman alan işlem gruplarını bir anda yapmamızı sağlar ve bizi işlem yanlışlarından korur, zamanımızı çalmaz. 
http://www.baysalticaret.net/image/data/CASIO-ORJINAL-HESAP-MAKINASI-MJ-120T-W__19270719_0.jpg
            Bizim de yapmamız gereken gerek yeni teknolojilerde ki gelişmeleri gerekse yeni yazılımları hesap makinesi gibi etkili bir biçimde matematiğe adapte etmemiz gerekir. Örneğin öğrencilere ek kaynaklar ve sorular, ya da ders anlatımı elektronik olarak akıcı bir biçimde düzenlenmiş halleri öğrencilere verilerek istedikleri zaman tekrar etmelerine olanak sağlanılabilir. Veya yaş grubuna göre örneğin küpün şeklini düşünemeyecek yaş grupları için bu şekillerin üç boyutlu biçimleri tabletler yada akıllı tahtalar aracılığı ile sunulabilir.
            Matematik söylediğimiz üzere tüm hayatımızda etrafımızı sarmaktadır. Matematik olmasa bilim de, hayatımızda k bir çok teknoloji gelişimi de olmazdı. Bu yüzden bu konunun öğretimi önemlidir ve kullanabileceğimiz tüm imkanları kullanarak öğrenenlere matematik öğretilmeli ve kesin kalıcılığı sağlanmalıdır.

                                                                       KAYNAKÇA
  1. Baki, Adnan(2001), Bilişim Teknolojisi Işığı Altında Matematik Eğitiminin Değerlendirilmesi, Milli Eğitim Dergisi, sayı 149
  2. Alakoç, Zehra(2003), Matematik Öğretiminde Teknolojik Modern Öğretim Yaklaşımları,The Turkish Online Journal of Educational Technology – TOJET January 2003 ISSN: 1303-6521 volume 2 Issue 1 Article 7
  3. Ersoy, Yaşar(2003), Teknoloji destekli matematik eğitimi-I: gelişmeler politikalar ve stratejiler,İlköğretim- Online 2(I),2003,sf 18-27
  4. Ersoy, Yaşar(2005), Matematik eğitimini yenileme yönünde ileri hareketler-I: teknoloji destekli matematik öğretimi, Turkish Online Journal of Educational Technology, Vol. 4 Issue 2, p51-63. 13p